İngiliz Empirizminin Modern Bilimin Gelişimindeki Rolü

Bu çalışma aslında Aydınlanma Felsefesi dersi ödevi kapsamında araştırdığm bir konuydu. Felsefeye olan ilgim ve pandemi dolayısıyla uzaktan eğitim fırsatının sağlanması ile birlikte dersleri takip etme şansı buldum. Ödev yapmak araştırma yapan kişiye gerçekten de katkı sağlıyor ve öğrendikçe mutlu oluyor insan. Aşağıda uzun ve zevkle okunması için gerekli olan görsel çabalardan uzak olan bir yazı mevcut. Keyifli okumalar dilerim…

İngiliz emprizminin modern bilime yaptığı katkılar dönemin öncülerinden Francis Bacon, John Locke, George Berkeley ve David Hume çerçevesinde ele alınmıştır.

Francis Bacon | D&R - Kültür, Sanat ve Eğlence Dünyası

Francis Bacon,

Descartes ile birlikte modern düşüncenin en önemli düşünürü olarak sayılmaktadır. 1561-1626 yılları arasında yaşayan Bacon, modern felsefenin ilk büyük filozofu, yaşadığı döneme ait düşüncenin hemen hemen tüm özelliklerini taşıyan, modernlik ruhunu en iyi şekilde karakterize edebilen ve bu modernlik ruhunun öncülüğünü yapan bir bilimci filozof olduğu düşünülmektedir(Cevizci, 2014: 446) .

Hukuk alanında eğitim alan Bacon’un aslı mesleği felsefe veya doğa araştırması değildir. Kan dolaşımını bulan çağdaşı William Harwey bu durumu bir parlamento başkanı gibi felsefe yürütmesi şeklinde ifade etmektedir fakat buna karşın önemli ve yeni bir çığırın açılmasında felsefenin Bacon’a borçlu olduğu kabul edilmektedir (Höffe, 2008: 173).

Reformcu bir düşünür olarak kabul edilen Bacon, İlahi ve Beşeri Bilginin İlerlemesi, Novum Organum ve Nova Atlantis (Yeni Atlantis) eserleriyle bilimciliğini, reformculuğunu ve ilerlemeciliğini göstermiştir. İlahi ve Beşeri Bilginin İlerlemesi ile bilgideki, Novum Organum ile bilimsel yöntem ve metodolojideki, Nova Atlantis (Yeni Atlantis) eseri ile de toplum ve politik alandaki reform girişimini gösterdiği ifade edilmektedir (Cevizci, 2014: 446).

Bacon modern deney bilgisinin kurucusu olarak görülmektedir (Gökberk, 2004: 214). Onun felsefesinde bilgi bir güç olarak görülmektedir (Taşkın, Becerme, 2013: 71). Bilgiyi bilimsel bilgiyi kastederek ifade eden Bacon, Novum Organum ve Nova Atlantis eserleri ile bilimsel bilginin önemini ve yüceltilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Çünkü bilimsel bilgi ile insan doğaya karşı mücadelesinde daha güçlü olacak daha kolay mücadele edecektir (Çelik, 2010: 219).

Bacon’a göre yöntemsiz olarak yapılan deneyler karanlıkta el yordamıyla yol bulmaya çalışmak gibidir. Doğru ve sağlam bilgiye ulaşabilmek için duyuların sağladığı verilerin bir şekilde ıslah edilip, bir takım deneysel tekniklerle yardım sağlanması gerekmektedir (Cevizci, 2014: 454). Bacon tümevarımı benimsemiştir. Aristoteles’in tasım yöntemi ile doğa bilgisine ulaşılamayacağına ve bunun yolunun deney bilgisinden geçeceğine inanmaktadır. (Çelik, 2010: 220). . Medewar’ın (2003: 83) Genç Bilimadamına Öğütler kitabında Bacon Tarzı Deney aşağıdaki gibi ifade edilmiştir:

Bilimin ilk çağlarında gerçeğin etrafımızda olduğuna, tıpkı ekinin tarlada beklemesi gibi birileri tarafından bulunmak için beklediğine dair inanç söz konusuydu. Duyularımız, önyargılar ve günahlarla bozulmadan önce yani düşüşten önce Arcadian’lar zamanında, insanlarda var olduğu düşünülen saf ve masum kavrama yeteneği ile doğayı dikkatle gözlemek, gerçeğin bize kendisini göstermesi için yeterliydi. Eğer önyargı ve peşin hüküm perdesini aralayıp nesneleri gerçekte oldukları gibi gözleyebilirsek gerçek elimizin altındadır. Bacon bize gerçeği idrak etmemiz için gereken bütün olgulara dayalı bilgiyi vermek için şansa bel bağlamanın faydası olmadığını açıkladı. Bu nedenle olayları biz tasarlayıp denemeler düzenlemeliyiz.

Bacon insan zihnini kuşatan ve dolayısıyla doğanın tam ve doğru bir şekilde anlaşılmasına engel olan putlar (idol) olduğunu ifade etmektedir. Bu putlar önyargılar şeklindedir ve bilim insanlarının zihninde de gerçekleşebilmektedir. Bacon bilimsel çalışmalarda tarafsızlığı savunmaktadır. İşte bu tarafsızlığı etkileyen faktörler; putlar, hayaletler ya da idoller olarak ifade edilen Soy Hayaleti, Mağara Hayaleti, Tiyatro Hayaleti ve Çarşı/Pazar Hayaletidir. Bacon’a göre bu putlardan kurtulmanın yolu ise bilgi ve hakiki tümevarım yoludur

About John Locke - Dialectic Spiritualism

John Locke

İngiliz aydınlanmasını başlatan düşünür olarak ifade edilen John Locke (1632-1704) (Korlaelçi, 2002: 52), deneyciliğin entelektüel temellerini atan önemli düşünürlerdendir (Outram, 2007: 124). Descartes’in doğuştan düşünceler öğretisini reddederek maddeci deneycilik bilgi kuramını geliştirmiştir. Locke temelde ampirist olmasına karşın deney haricindeki yöntemleri felsefenin dışına atmamış ve  yaklaşımı daha çok bu bilgileri deneye tabi tutma yönünde olmuştur (Özcan, 1986: 560).

Locke’a göre insan zihni doğuştan boş bir levha (tabula rasa) gibi içeriksizdir ve her türlü bilgi daha sonra deneyle elde edilmektedir (Çüçen, 27). Locke burada insanın her türlü bilgiye,  kendi aklı ve deneysel temellerle ulaşabileceğini ifade etmektedir. Locke’a göre bilimsel bilginin önündeki en büyük engel din ve metafiziktir. Dolayısıyla din, metafizik ve her türlü batıl inancın terk edilerek aklın özgür bir şekilde bilgi edinmesi için uygun olan eğitim, çevre ve kültür olanaklarının hazırlanması gerekmektedir bu da ancak aydınlanmış aklı kullanacak cesareti olan bireylerin oluşturduğu toplum düzeninde mümkündür (Çüçen, 2013: 28).

Bir doğal hukuk yanlısı olan Locke, siyaset ve yönetim üzerine ortaya koyduğu görüşleri ile parlamenter sistemin doğuşunu hazırlamıştır bu noktada Hükümet (Yönetim)Üzerine İkinci İnceleme (Two Treatises of Government) adlı eserinin etkisi önem arz etmektedir (Hof, 1993: 178).

Locke Eğitim Üzerine Düşünceler (On Education) eseriyle eğitimle ilgili düşüncelerini aktararak insanların özgür bir biçimde ve daha iyi eğitim imkanlarıyla eğitilmesi gerektiğini savunmuştur. Locke’un bu eseri ile pedagojik yayımların sayısında bir artış olmuştur (Hof, 1993: 196).

İnsanın Anlama Yetisi Üzerine (Essay concerning human understanding Essay) eseri  Locke‘un şaheseri olarak ifade edilmektedir. Diğer eserleri arasında şunları anmak gerekir: Limborch’a hitaben 1667’de başla­yarak kaleme aldığı ve 1685’te yayınlanmış Epistola de tole­rantia; Two Treatises on Gouvernment (1690); Clarke ile mek­tuplaşmalarının derlenerek Molyneux’nün isteğiyle basıl­mış hali Thoughts on Education (1693); The Reasonableness of Christianity, as delivered in Scriptı1re (1695); Worcester Ang­likan piskoposu Stillingfleet ile bir tartışmasının da içinde yer aldığı Mektuplar (Didier, 2009: 4).

Journeys of Janus: George Berkeley — Dr. Leonard O'Brian, Philosopher

George Berkeley

Esse est percipt yani var olmak algılanmış olmak diyen George Berkeley (1685-1753) bir şey eğer algılamıyor ve algılanmıyorsa var değildir görüşünü savunmuştur (Zelyüt, 2010: 79). Berkeley, Avrupa kültür ve medeniyetinin dinsel, metafiziksel ve ahlaki temellerini zayıflatan yeni felsefe hareketinin sonuçlarından çağını ve ülkesini korumaya çalışmıştır. Onun bakış açısına göre, çağın anti-Hristiyan polemikleri ve Aydınlanma düşünürlerinin ruhani, dünyevi kaygıları Yeni Felsefenin ortaya çıkması ve gelişmesinde önemli bir rol oynayan Pyrrhon’un septisizmi üzerine temellenmiştir. Berkeley, aynı şekilde yeni bilimsel ve matematiksel metotların dini, felsefi ve ahlaki konuları çözebileceği faraziyesinin de eleştiricisiydi. Berkeley’in eserleri , onun, Aydınlanma akımını önlemek için sürekli gayret içerisinde olduğunu ve Avrupa kültür ve medeniyetinin zorunlu temelleri olarak gördüğü şeyi koru maya çalıştığını ortaya koymaktadırlar. septisizmin yaygın etkisi onun yücelttiği gelenekler ve değer için en büyük tehdittir. (Hannraty, 2002: 82-86). Berkeley, bizim asla mekânı ya da büyüklüğü algılamadığımızı; sadece şeyleri farklı perspektiflerden gördüğümüzde, şeylerin farklı vizyonlarına veya görümlerine veya algılarına sahip olduğumuzu savunur. Başlıca eserleri Essay towards a New Theory of Vision (Yeni Bir Vizyon Teorisi Yönünde Deneme); 1710 tarihli A Treatise Concerning the Principles of Human Knowledge (İnsani Bilginin İlkeleri Üzerine Bir İnceleme); 1713 tarihli Three Dialogues between Hylas and Philonous (Hylas ve Philonous Arasında Üç Diyalog) (Zelyüt, 2010: 78-79).

David Hume Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında – Aslen Nereli

David Hume

Hobbes, Locke ve Berkeley’in felsefelerindeki emprik öğeleri benimseyen, bu filozofların düşüncelerindeki “can çekişen” metafizik öğeleri reddeden (Zelyüt, 2010: 90), bilgisizlik ve hurafeye karşı çıkarak Newton’un bilimsel metodunun kullanılmasını arzu eden (Hannraty, 2002: 51)  David Hume (1711-1776), İngiliz aydınlanmasının son temsilcisidir. Rasyonalizmi eleştirmiş ve İngiliz aydınlanmasında katı rasyonalist yaklaşımı ortadan kaldırmıştır. Hume, dinin rasyonel bir temele sahip olmadığını savunmuştur ona göre bir şeyin bilgisine ulaşmak için insan kendi zihninin dışına çıkamaz. Bu sebeple Hume insan zihni dışında kalan bir şeyin varlığının kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır (Gökberk, 2004: 306-320). Hume’un aklın tutkuların kölesi olduğu ve öyle olması gerektiği yönündeki yaklaşımı aklın, aydınlanma dönemine hakim olmadığı inanışını da göstermektedir (Lee, 2012: 257).

Hume kendisine ölçüt olarak deneyimi almıştır ve niçin yerine nasıl sorusunu koymuştur, o bilimsel veya deneysel yöntemi zihne ve insani alana uygulamak istemiştir (Cevizci, 2017: 71).

Hume’un çağdaşı olan Thomas Reid’in bakış açısına göre Hume, aslında felsefi bir şüphecidir hatta bu şüphecilik bilimin dayandığı en temel kavram olan nedenselliği de tehdit etmektedir (Spencer, Krauze, 2010: 124); onun şüpheciliği Descartes’le başlayan, Locke’un idealar öğretisiyle gelişen, Berkeley’in immateryalizmi ile son noktasına ulaşan içkin bilgi teorisinin mantıksal sonuçlarından çıkmıştır (Hannraty, 2002: 52).

Ona göre deney hiçbir zaman kesin bilgi vermemektedir, deneysel bir önerme apodiktik, genel-geçer ve zorunlu değildir. Hume güneşin her zaman doğudan doğmasının gözlem sayısının çokluğundan dolayı tümevarımı haklı çıkarmayacağını söylemiştir, ona göre herhangi bir olgunun bin kez gerçekleşmesi aynı olgunun bin birinci kez de gerçekleşeceğini zorunlu kılmaz (Bozkurt, 2013: 167-168).

Hume’un eserleri: Ölü doğmuş olarak kabul ettiği en temel eseri A Treatise of Human Nature (İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme)’dir.  Büyük Britanya Tarihi, Essays, Moral and Political (Ahlaki ve Siyasi Denemeler), An Enquiry Concerning Human Understanding (İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma), An Enquiry Concerning the Principles of Morals (Ahlakın İlkeleri Üzerine Bir Soruşturma), Four Dissertations (Dört Tez) ise başlıca eserleridir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta  An Enquiry Concerning Human Understanding (İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma) İnceleme’nin birinci bölümünün, An Enquiry Concerning the Principles of Morals (Ahlakın İlkeleri Üzerine Bir Soruşturma) üçüncü bölümünün, Four Dissertations (Dört Tez) ise ikinci bölümünün geliştirilip kitaplaştırılmış şeklidir (Cevizci, 2017: 76).

TRT Nostalji Yayın Sonu Görüntüsü Uzun Versiyon - YouTube

Kapanış ♫♬

Kaynakça

Bozkurt, N., (2013) Eleştiri ve Aydınlanma, İstanbul: Sentez Yayıncılık.

Cevizci, A., (2014) Felsefe Tarihi, İstanbul: Say Yayınları.

Cevizci, A. (2017) Aydınlanma Felsefesi, İstanbul: Say Yayınları.

Çelik, S. (2010) Bilgi Felsefesi: İlkçağ’dan Yeniçağ’a, İstanbul, Doruk Yayımcılık.

Çüçen A., K., (2013) Batı Aydınlanmasının Düşünsel Kökenleri ve Eleştirisi, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 25-34.

Didier, J., (2009) John Locke, İstanbul: Paradigma Yayınları.

Hannraty, G., (2002) Aydınlanma Filozofları: Locke, Hume ve Berkeley, İstanbul: Anka Yayıncılık.

Gökberk, M., (2004) Felsefe Tarihi, İstanbul: Remzi kitabevi.

Hof, U. I., Avrupa’da Aydınlanma, (çev. Şebnem Sunar), AFA Yayıncılık, İstanbul 2013.

Höffe, O., (2008), Felsefenin Kısa Tarihi, (Çev: Okşan Nemlioğlu), İstanbul, İnkılap Kitabevi.

Korlaelçi, M., (2002) Pozitivizmin Türkiye’ye Girişi ve İlk Etkileri, Ankara: Hece Yayınları.

Lee, J. S., (2012) Avrupa Tarihinden Kesitler (1494-1789), Ankara

Medewar, P., B., (2003) Genç Bilimadamına Öğütler, Ankara, Tübitak Yayınları

Spencer, L., Krauze, A., (2010) Aydınlanma, İstanbul, NTV Yayın

Taşkın, A., Becermen, M., (2013) Felsefe Tarihi II, Rönesans, Yeniçağ ve XIX. Yüzyıl Felsefe Tarihi, Bursa:  Sentez Yayıncılık.

Outram, D:, (2007), Aydınlanma, çev. Sevda Çalışkan ve Hamit çalışkan, (1. Baskı), Dost Yayınevi, Ankara

Özcan, M., (1986) John Locke’un Birey Anlayışının Felsefesi Temelleri, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, LII(52), 559-586.

Zelyüt, S., (2010) Dört Adalı: Hobbes-Locke-Berkeley-Hume, Ankara: Doğubatı Yayınları